top of page
  • Beyaz Vimeo Simge
  • White YouTube Icon
  • White Instagram Icon
  • Beyaz Spotify Simgesi
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • White Facebook Icon

Sevdiği İşi Yapan Kazanır

  • Yazarın fotoğrafı: Osman Birinci
    Osman Birinci
  • 15 Oca 2020
  • 2 dakikada okunur

Dünyada kendi alanında başarılı olmuş kişilerin kısaca analizini yaptığınızda hepsinin yaptıkları iş için karşılıksız bir sevgi beslediğini görürsünüz. Bir gazeteci işini severek yaptığı sürece araştırma yapmaktan geri kalmaz. Bir yönetmen işini seviyorsa sahneleri tekrarlamaya üşenmez. Herhangi bir boyacı, o işi seviyorsa çektiği sıvanın üstüne üç kat daha boya atar ki yaptığı iş kalıcı olabilsin. Bir siyasetçi politikayı seviyorsa yalan söylemeyi de sevebilir. Bir doktor, sınır tanımadan ve sınıf ayırmadan tanı koyabilir ki insanlara derman olabilsin. Bu birileri rahatlıkla örneklendirilir. Hepsi işini severek yaptığı sürece, sattığı emeklerin karşılığını bulur.

Bu analizi yapmak için ya da bu örnekleri görmek için İsviçreli Bilim İnsanı olmanıza gerek yok ve ya televizyonlarda saatlerce tartışan yerli bilirkişilerimizden biri olmanıza… Hayattan deneyim kazanmış, görüp geçirmiş de olabilirsiniz ve ya sıradan bir gözlemci olmak da yeterlidir. Ben de o sıradan gözlemcilerden birisiyim.

Ekranlarda çıkıp konuşan bilirkişiler demişken, onları ele alalım mesela. Bu kişilerin ‘özellikle’ bir alanda kendisini geliştirmiş kişiler olduklarını ve o alanda ortaya koydukları araştırmalar sonucunda bir titre sahip olduklarını söyleyebiliriz. Ancak bu konuda genelleme yapmak da yanlış olabilir. Çünkü işin içine ‘bizim ülkemiz’ girdiğinde, spesifik bir alanda bilgisi olmasına karşın her konuda fikri olan ‘yerli’ üstadların ekranlarda, saatler süren canlı yayınlarda yer aldığını görebiliriz. Ama bana göre ortada duran bir gerçek var ki onlar da işlerini severek yapıyorlar. Çünkü her nasıl ki bir öğretmen saatlerce öğrencilerine eğitim verebiliyor ve başarılı birer talebeler yetiştirmek için aylarca, yıllarca mücadele ediyorsa, yerli ve milli bilirkişilerimiz de günlerce tartışarak, herhangi bir sonuca varamayacaklarını bilmelerine rağmen safsatadan öte gitmemeye devam ediyorlar. Bu da bir başarı olarak görülmeli. İnsanları, ortada duran gerçekliğin doğrularını bilmelerine rağmen yanlışlarla doldurmak da bir azim ister. Bu da işini severek yaptıklarını gösterir. Bir yalanı inandırıcı kılmak için o yalana inanmak ve yalan konuşmayı sevmek gerekir. Kısacası bu kişiler de işlerini ‘öğretmen’ kadar severek yapmaktadırlar. Tabi her ne kadar bu iki grup işini severek yaptıkları için benzer gözükseler de bu ikisinin verdikleri emeklerin ve alınterinin benzer olacağı anlamına gelmez. Bir grup geleceği parlak öğrenciler yetiştirmek ve ya temeli sağlam binalar inşa etmek için alınteri dökerken, bir diğer grup da canlı yayın spot ışığı altında yalan konuşurken alınterini silmektedir…

İşini severek yapan insan, zorluklara göğüs gerebilen, azmi sayesinde devamlılık özelliği olan, kafasına taktığı işin sonunu getirebilmek için her yola baş koyan kişidir. Toprağa gömdüğü tohuma her sabah su vermekten geri kalmaz, yeşilini filizlendirene kadar geleneğini sürdürür. İşini sevmeyen insan, göçebe toplum geleneklerine sahip insandır. Bizim toplumumuz da buna örnektir. Dikkati dağınıktır, hiperaktivitesi yüksek, odaklanması düşüktür. Tek sevdiği öznel bir alan vardır ve ona odaklanır. Hiperaktivitesi burda işlemez. Bu ilgisini nasıl doldurduğu ona kalmıştır. Bizim insanımıza bakılırsa kahvede saatlerce çay içerek geleni geçeni izlemek teraziye ağır basan seçeneklerdendir. O yüzden elin oğlu yapar, biz bakarız denir. Lakin bu bir aşağılama olarak da görülmemeli. Kahvede saatlerce oturup eşini çalıştıran anadolu erkeğinin de işi kolay değildir. Aynı ortamda, saatlerce duman altında zar atmak, fikirleri alınsa meziyet isteyen bir iştir.

İşini severek yapan kazanırmış ya hani… Yalanı severek konuşanlar kazanıyorlar. Emeği severek sömürenler kazanıyorlar. Doğrusunu bilip yanlışı severek konuşanlar kazanıyorlar. Belki doğrudur ; işini severek yapanlar da kazanıyorlar ama bu sınırlar içerisinde azınlıktalar.

Osman Birinci

Yorumlar


© 2022 by Osman Birinci

bottom of page