top of page
  • Beyaz Vimeo Simge
  • White YouTube Icon
  • White Instagram Icon
  • Beyaz Spotify Simgesi
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • White Facebook Icon

Kötüyü Sevmek

  • Yazarın fotoğrafı: Osman Birinci
    Osman Birinci
  • 10 Nis 2019
  • 1 dakikada okunur

Son dönemlerde filmlere ve dizilere baktığımızda özellikle yabancı sinema kültüründeki bazı algoritmaların değiştiğini görüyoruz. Bunlardan bir tanesi iyilerin her zaman kazanacağını ve kahramanların hep iyi karakterler olduğunu seyirciye hissettiren algı denilebilir. Artık seyircinin filmin sonunu başından tahmin etmesinden olacak ki bu algı da yavaş yavaş değişmeye başladı. Özellikle ‘Sopranos’ ile başladığını varsayabileceğim bu idea Breaking Bad Dizisi’nin Walter White karakteriyle daha da bir pekişti gibi. Bir senarist ve yönetmenin işini daha da zorlaştıran, hatta yeteneklerini kanıtlamakta önemli bir adım sayılabilecek “kötüyü sevdirme” fikri herkesin altından kolayca kalkabileceği bir iş değil gibi.

Yönetmenin, senaristin ve özellikle oyuncunun üstüne büyük bir yük düşüyor. Bence işin özünde izleyiciye karakteri içlerinden biriymiş gibi gösterme kaygısı yatıyor. Seyirci filmi izlerken karakterin başına birşeyler gelmemesini diliyor ve yaptığı kötü şeyleri görmezden geliyorsa bu karakterin kendisini duygusal yönden seyirciye yaklaştırdığını kanıtlıyor. Eminim ki James Gandolfini ve Bryan Cranston’ı da bu işin altından fazlasıyla kalkan birer ‘dahi’ olarak tanımlamam kimsenin gücüne gitmez diye düşünüyorum.

Bu iki oyuncunun muhteşem performansı gibi başka örnekler de görebilir miyiz bilemiyorum ancak Breaking Bad’in biraz daha geçmişini konu alan devamı niteliğindeki Better Call Saul Dizisi’nde bu sefer başrol olarak gördüğümüz Saul karakterine hayat veren Bob Odenkirk de bu iki usta oyuncuya başarılı performansıyla bıraktıkları bayrağı taşımaya devam ettiğini gösterdi gibi.

Kötüyü sevmek, iyi senaryolar ve oyuncu performansları geldiği müddetçe devam edebilir. İzleyici filmi izlerken kendi etik kurallarını bir kenara koyarak duygusal açıdan bağlandığı, kendini ona sevdiren karakteri takip ederse bu onun diziden daha çok keyif almasını sağlayacaktır. O yüzden ahlaki değerler bir kenarda duradursun, güzel işler geldiği sürece kötüyü sevmekte bir problem yok gibi düşünüyorum. Gerisi kendini psikoloji ve sosyolojiye adamış kişilerin ilgisi varsa izleyicinin üzerindeki bu etkiyi araştırmalarına kalmış…

Osman Birinci

Yorumlar


© 2022 by Osman Birinci

bottom of page