top of page
  • Beyaz Vimeo Simge
  • White YouTube Icon
  • White Instagram Icon
  • Beyaz Spotify Simgesi
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • White Facebook Icon

Kiel’de Başlayan Devrim

  • Yazarın fotoğrafı: Osman Birinci
    Osman Birinci
  • 26 Nis 2019
  • 3 dakikada okunur

Rusya’da Büyük Ekim Devrimi’nin gerçekleşmesinden sadece bir yıl geçmiştirki Almanya kaynamaya başlamış, paylaşım savaşının büyük mimarlarından Alman İmparatorluğu, devrimle birlikte Rusya’nın savaş dışı kalmasını avantaja çevirmenin hesaplarını yapar olmuştur.

Rusya Cephesi’nin düşmesiyle “rahatlayan” ve saldırganlığını bir kat daha artıran Alman İmparatorluğu, artık gözünü Batı Cephesi’ne çevirirken, kendinden oldukça emindir. Oysa Ekim Devrimi’nin rüzgarları tüm dünyada etkisini arttırmış, Alman Orduları’nın savaşma isteği ve kabiliyeti de haliyle darbe almıştır.

Buna aldırış etmeyen, ordunun ve halkın savaşı sürdürme gücünün tükendiğini görmeyen İmparatorluk da Batı Cephesi’nde üst üste ağır yenilgilerle karşılaşmıştır.

Eylül 1918’de General von Ludendorff, Spartakistlerin ve USPD’nin ordu saflarındaki etkisini de göz önünde bulundurarak olası bir devrimi “Alman Ekimi”ni engellemek için Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) de dahil olduğu bir koalisyon hükümeti ile savaşın kaybedildiğini ilan etmiştir.

Savaşın kaybedildiğini ilan eden koalisyon hükümeti çok ağır ‘barış’ şartlarıyla karşılaşınca, cepheye yeni birlikler sevk etmeye ve elde kalan son barutları da kullanmaya niyetlenmiştir. Savaşın başından bu yana diri kalan donanmayı cepheye sürme fikri, İmparatorluğun sonunu getirecek hamlenin de başlangıcı olmuş, Alman donanmasındaki deniz erleri, ölüme gidiş anlamına gelen savaşa gitme emrini reddederek devrimin kıvılcımını ateşlemişlerdir.

Tarih 3 Kasım 1918’i gösterdiğinde ayaklanan askerlerin tutuklanması Almanya’nın kuzeyinde, Kiel’de büyük çatışmalara ve bir ayaklanmaya yol açmış, çatışmaların sonunda kent işçi ve deniz erlerinin kontrolüne geçerken, İmparatorluk güçleri kentten kaçmak zorunda kalmışlardır.

Devrim başlamıştı.

Ekim Devrimi’ni örnek alan işçiler ele geçirdikleri kentlerde tıpkı Rusya’da olduğu gibi İşçi ve Asker Konseyleri kurdular. Devrim kendine model olarak Ekim Devrimi’ni örnek alır olmuştur.

Spartakistler, devrimci işyeri temsilcileri ve SDP’yi sol eleştirilerle terk eden ekibin kurduğu merkezin solu sayılabilecek Bağımsız Alman Sosyal Demokrat Partisi devrim için gün belirlemeye çalışırken, işçiler son sözü söylemişlerdir.

1918’de I. Dünya Savaşı’nın bitiminin ardından İmparatorun Hollanda’ya kaçmasından sonra güçlenerek doğan Spartakistler’in önderi olan Liebknecht devrim çağrısını kaleme almış, 9 Kasım’da işçiler, sosyalistler ve devrimciler Berlin’de hayatı durdurmuşlardır.

9 Kasım’da Alman İmparatorluğu, imparatorluğun başkentinde işçi ve askerler tarafından tarihin çöp sepetine atılmış, işçiler bu devrilmesi imkansız görülen İmparatorluğu tarih sayfalarına havale etmişlerdir.

Spartakistlerin liderlerinden Liebknecht, İmparatorluk Sarayı’nın penceresine çıkarak İşçi ve Asker Sovyeti’ni, “Özgür Almanya sosyalist cumhuriyetini” ilan etmiştir. Çoklarına göre karşı devrimin kalesi haline gelmiş ve kendisini “sosyalist” olarak sunmayı tek çare olarak gören Alman Sosyal Demokrat Partisi, imparatorluğu kurtaramamıştı ama en azından devrimi engellemek, düzeni yeniden tesis etmek adına hükümetin toplantı halinde olduğu meclis binasında, yani Liebknecht’in sadece 200 metre ötesinde, “Alman Cumhuriyeti”ni ilan etmek zorunda kalmıştır.

Eşine az rastlanır bir durum ortaya çıkmış, aynı anda iki cumhuriyet ilan edilmişti. Birisi düzenin, diğeri işçilerin cumhuriyeti halini almıştı. Akıllardaki soru ise hangi cumhuriyetin ayakta kalacağı yönündeydi.

Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin gittikçe sağa kaymasına karşı bu partiden kopanlarca kurulan Spartakist Birliği, devrimin yükselmesiyle birlikte çok hızlı adımlar atmak durumunda kalmıştır. Spartakistler, örgüt ve programı neredeyse devrim anına kadar ertelemenin verdiği dezavatantajı hiçbir zaman telafi edememişlerdir.

Sınıf kavgası artık aylar, günler değil saatler içinde önemli dönemeçleri geride bırakır olmuştur. 6 Aralık’ta karşı devrimci bir darbe girişimi başarısızlığa uğrarken, Spartakistler 8 Aralık’ta Liebknecht’in liderliğinde 100 binin üzerinde işçiyle birlikte Berlin sokaklarında eyleme geçmişlerdir. Karşı devrim hamlesine karşı tepki göstermeyen Sosyal Demokratlar ise, devrimcilerin eylemlerini “Spartakistler darbe hazırlığı yapıyor” haberleriyle hedef almışlardır.

Bu olayların devamında 1919 yılının Ocak ayında ise Spartakistler eyleme geçmiş ancak düzenli ordu birlikleri ile girdikleri çatışmada dipçikler süngüler,tüfekler ve alev makinaları karşısında ezilmişlerdir. Bu günler tarihe ‘Kanlı Hafta’ veya bir diğer adıyla ‘Spartaküs Haftası’ olarak geçmiştir.

Alman Devrimi’nin 100. yılında Liebknecht ve barikatlarda yitirilen devrimciler insanlığın kurtuluşu yolunda verdikleri mücadeleler ve ödedikleri bedelle en büyük saygıyı hakediyorlar. 31 Aralık 1918’de kurdukları Almanya Komünist Partisi bugün onların hatırası niteliğinde siyasal faaliyetlerine devam etmekte…

Osman Birinci

Kaynak: Sol Haber Portalı

Yorumlar


© 2022 by Osman Birinci

bottom of page