top of page
  • Beyaz Vimeo Simge
  • White YouTube Icon
  • White Instagram Icon
  • Beyaz Spotify Simgesi
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • White Facebook Icon

Erzincan Sovyeti

  • Yazarın fotoğrafı: Osman Birinci
    Osman Birinci
  • 29 Şub 2020
  • 3 dakikada okunur

Sovyet yani bir diğer adıyla ‘konsey’ denilince akla doğal olarak Çarlık Rusyası’nda 1905 Devrimi sırasında kurulan ve Ekim Devrimi’nden sonra Sovyetler Birliği’nin siyasal temelini oluşturan gruplar gelmektedir.

Ancak uluslararası çapta kurulan ilk sosyalist devletlerden biri de Türkiye topraklarında kurulan Erzincan Sovyet Cumhuruyeti’dir.

Erzincan Sovyeti’nin kurulma hikayesi ise Birinci Dünya Savaşı sırasında oluşan Kafkas Cephesi‘nin devamına dayanmakta.

Birinci Dünya Savaşı devam ederken Enver Paşa yönetiminde olan Osmanlılar’ın 3. Ordusu Kafkas Cephesi’nin Sarıkamış Harekatı’nda ağır bir yenilgi almış; Enver Paşa’nın pantürkizm ideali gibi hayalperest yaklaşımları, askeri stratejiyi yok saymasına sebep açarak bir çok Osmanlı Askeri’nin şehit düşmesine sebep olmuştur.

Taaruzdan geri kalan Osmanlı Birlikleri’nin geri çekilmesi üzerine Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu’nun büyük bölümü Çarlık Rusyası’nın hakimiyetine girmişti.

Çarlık Rusyası büyük bir iç karışıklıkla çalkalanırken 1917’nin sonlarında gelen Ekim Devrimi’yle birlikte Bolşevikler iktidarı ele geçirmişlerdi. Bolşeviklerin Rusya’yı savaştan çekme politikasının sonucu olarak 17-18 Aralık 1917’de Osmanlı ile Erzincan Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre Rus ordusu 3 ay içinde bölgeyi terk edecek ancak bölge Osmanlı hakimiyetine de girmeyecekti. Yerel bir yönetimin oluşturulmasına, Sovyet Rusya ile Osmanlı’nın ise bu bölgede garantör devletler olmalarına karar verildi.

Rusya Sınırları’nda gerçekleşen Ekim Devrimi ile birlikte iktidar el değiştirmiş Rus Ordusu’nda da yeni teşkilatlar kurulmuştu. Böylece günümüzün Tunceli sınırlarında yer alan Rus Ordusu da ‘Kızıl Muhafızlar’ olarak yeniden teşkilatlandırılmıştı. Kızıl Muhafızlar’ın bölgedeki yöneticisi olan Ermeni kökenli Arşak Cemalyan, bölgedeki Türk, Ermeni ve Kürt halkların ‘temsilcileriyle’ bir toplantı düzenledi. Ermeniler adına Muradov Paşa, Kürtler adına Alişer ve Alişan Beyler, Türkler adına ise Erzincan Müftüsünün katıldığı toplantıda bölgenin geleceği hakkında önemli kararlar alındı ve Erzincan Sovyeti’nin temelleri atıldı.

Erzincan olarak ifade edilen bölgenin, bugünki sınırlar açısından bakıldığında Bayburt, Tunceli, Erzurum ve Sivas’ın da önemlice bir kısmını içeren Erzincan’dan daha geniş bir bölge olduğunu belirtmek gerekir.

Bölgedeki nüfus oranına göre Erzincan, Bayburt ve Tunceli bölgelerini kapsayacak şekilde 75 halk temsilcisinin hemen belirlemesi çalışmalarına başlandı. Sovyet’in kontrolünü ise Ermeni Muradov Paşa yürütüyordu. Sovyet’in kuruluş döneminde, törende yaptığı konuşması ise şu şekildedir ;

“Türkler, Kürtler ve Ermeniler kardeştir. Bizi birbirimize kırdıranlar emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileridir. Biz çektiğimiz acıları unutuyoruz ve barış elimizi uzatıyoruz. Bütün Kürt, Ermeni ve Türk Emekçileri ve İşçileri birleşerek kendi şûramızı kuralım. Bizim Sultanlara ihtiyacımız yoktur. Rus İşçisi zalim Çarı devirerek kendi hükümetlerini kurdular, bizde birleşerek kendi hükümetimizi kuralım. Lenin ve Ordusu bizi destekliyor.”

Sovyet’in kurulması ve siyasal nizamın sağlanması ile birlikte kısa süre içinde radikal reformlar yapılmıştır. Sovyet, kendi istihbarat, ordu ve polis teşkilatını kurmuş, maliye ve toprak kanunları çıkarılmıştır. Topraksız köylülere toprak dağıtılmış, hükümet binalarına kızıl bayraklar çekilmiştir.

Bolşevik Devriminin sonrasında başlayan Rus İç Savaşı yüzünden Kızıl Muhafızlar bölgeyi terk etmişler ve kendi sınırlarına çekilmişlerdir. Bu geri çekilişin devamında Şurâ bünyesinde süregelen iç karışıklıklar ve kimlik mücadeleleri düzenin bozulmasına yol açmıştır. Buna sebep olan faktörlerden bir tanesi de Kızıl Muhafızlar’ın bölgeden çekilirken silahlarını büyük ölçüde Muradov Paşa yönetimindeki Ermeniler’e bırakmasıdır. Erzincan Sovyeti kurulmasının üzerinden neredeyse iki sene geçmemişken bölgedeki Türk ileri gelenlerinin davetiyle bölgeye gelen Kuvayı Milliye Güçleri’nin müdahalesi sonucu dağıtılmış ve Türk Topraklarına katılmıştır.

Rusya’da süren İç Savaş yüzünden Bolşevikler bu müdahaleye ses çıkaramamışlardır. Sovyet’in ‘güvenliği’ gerekçesiyle yeni merkez ise Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan Yeşilyazı’ya taşınmıştır. Ancak burada devam ettirilen Sovyet Yönetimi, Erzincan merkezli olandan çok daha küçük bir etkiyle var olabilmiş, ilk baştaki yapı, yerini var olma mücadelesi veren, dışardan gelen baskılara dayanmaya çalışan bir topluluğa dönüştürmüştür. Sovyet’in son kalesi olarak kalan Yeşilyazı Yönetimi de toprak kayıplarının artmasıyla birlikte 1921 yılında kendini feshetmiş ve Türk Toprakları’na katılma kararı almıştır.

Böylece yaklaşık dört yıl bölgede hüküm sürmüş ‘Türkiye Sınırları içerisinde kurulan ilk ve son Sovyet’ tarihin sayfalarına kazınmıştır. Çok ilginçtir ki seneler sonra Türkiye’de Komünist Parti’nin de demokratik seçimlerle birlikte zafer kazandığı tek yer yine Tunceli ve Tunceli’nin Ovacık İlçesi’dir…

Osman Birinci

Yorumlar


© 2022 by Osman Birinci

bottom of page